İzzet Baysal

Geri Sonraki

  •  İzzet BAYSAL'ın Hayatı
  •  İzzet BAYSAL'ın Vasıfları
  •  İzzet BAYSAL Vakfı
  •  İzzet BAYSAL Vakfının  Sağlık Alanında İlimize Kazandırdıkları

  •  On Altın Öğüt

 

İZZET BAYSAL'IN HAYATI

            İzzet Baysal, 1907 yılında Bolu’nun Karaçayır Mahallesi’nde dünyaya gelmiştir. Babası Memur Ahmet Canip Efendi, annesi Hafız Behiye Hanım’dır.

            İzzet Baysal, İlk ve Orta öğrenimini Bolu’da yapmıştır. 1931 yılında İstanbul Mekteb-i Sultan-i Nefise (bugünkü adıyla Mimar Sinan Üniversitesi) Mimarlık  bölümünden Mimar olarak mezun olmuştur.

            Memuriyet hayatına Bolu Nafıa (Bayındırlık) Müdürlüğü’nde  Mimar olarak başladı. 1932 yılında birkaç  arkadaşı ile Gerede İlçesinin imar planını yaptı.

            Daha sonra Ankara’da Milli Müdafaa Vekaleti Hava Müsteşarlığı’nda Mimar olarak çalışmaya başlar, görevi icabı Eskişehir Hava meydanı inşaatının koordinatörlüğünü yaptı, 1934 yılında bu görevinden istifa ederek  Eskişehir Belediyesinde Fen İşleri Şefi olarak  göreve başladı ve aynı yıl Eskişehir Lisesi'nde Coğrafya Öğretmeni olarak görev yapan Çanakkale'li Refika Pınar ile evlenmiştir.  

            1936 yılında Ankara’da serbest olarak çalışmaya başlar. 1939 yılında tek evlatları olan Esin dünyaya gelir. Ankara’da Azerbaycan temsilcisi Sadri Maksudi Aral’ın ve Medine Muhafızı Fahrettin Paşa’ nın köşk projelerini İzzet Baysal yapmıştır.

              1939 yılında vatani görevini yapmak üzere Afyon'a gitmiş ve 1942 yılında tekrar Ankara'ya dönmüştür.

            Başlayıp bitirdiği inşaatlar arasında Ankara Etlik Veteriner Lâboratuarı, Bolu Devlet Hastanesi, Bolu Lisesi, Bolu Ziraat Bankası Evleri, Bolu Kız Enstitüsü  (Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi), Bolu Kapalı Cezaevi, Bolu-Adapazarı yolu üzerindeki Melen köprüsü inşaatı ve yol inşaatları bunlardan bazılarıdır.

            1942 yılında eşi Refika Hanım vefat edince İstanbul’a gider ve Karaköy’ de sıhhî tesisat ve hırdavat üzerine çalışan bir mağazayı alarak çalışmaya başlar. Aynı zamanda kapı kilitleri imali için küçük bir atölye kurmuştur. Dükkanda sattığı boru ekleme parçalarının neden yerli üretimle üretilmediğine kafa yormaya başlamıştır.

            İki kere Almanya’ya giderek Temper Dökümü’nün ne olduğunu ve bu dökümden imal edilen boru ekleme parçalarının Türkiye’de imali için çalışmalar yaptı ve 1950 yılında özel teşebbüsün ilk mekanize Döküm Fabrikasını kurdu.

            İzzet Baysal’ ın kurduğu bu fabrika üretime geçer geçmez Avrupa fabrikalara (8 büyük üretici Zürih' te bir kartel oluşturmuşlardır) Türkiye’nin bu fabrikasını batırmaya çalışırlar. İzzet Bey her zaman olduğu gibi azmi, cesareti, sebatı, çalışkanlığı ve sabrı ile bu işin üstesinden gelmiştir. Hatta 1970’li yıllarda Avusturya, Almanya, Yunanistan ve Arap ülkelerine ihracata başlamıştır.

            1950 yılında İZZET BAYSAL DÖKÜM SANAYİİ MÜESSESİ adı altında üretime başlayan kuruluş 1957 yılında bir aile şirketi haline dönüştürülmüş, İZSAL DÖKÜM SANAYİİ A.Ş. adı altında bugünlere kadar faaliyetini sürdürmüştür.

            En büyük yardımcısı yeğeni Ahmet Baysal’ dır. En fazla değer verdiği kişi ise kızı ESİN'     dir. İstanbul Boğaziçi Koleji mezunu olan Esin Avunduk 1964 yılında aynı kolej mezunu Ankara'nın ailelerinden Avunduk'ların oğlu Cahit Avunduk'la evlenmiştir.İzzet Baysal  Vakfı kurucularından olup aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Esin Avunduk babasını hiçbir zaman yalnız bırakmamış, varlığı ile zor zamanlarda babasına hep destek olmuştur.

            1980 yılı ortalarına kadar bizzat işlerin başında olan İzzet Baysal, daha sonra haftanın 3-4 günü  iş yerine  giderek işleri takip etmeye başlamış,  gelir vergisinden altın madalya ile ödüllendirilmiştir.  1986 yılında ikinci eşi  Nafize  Hanım’ı kaybetmiş, 1986 yılının sonunda İZZET BAYSAL VAKFINI kurmuştur. 1994 yılı Eylül ayının sonunda fabrikayı kiraya vererek iş hayatına son vermiş tüm birikimleri ve çalışmalarını vakıfta yoğunlaştırmıştır. 05.03.2000 tarihinde sabah saat 07.00 de hakkın rahmetine kavuşmuştur.

 

İZZET BAYSAL'IN VASIFLARI

 

           İzzet Baysal Tasarrufa son derece önem verirdi. Hayatı boyunca israftan kaçmış ve tasarruf bilinci içinde yaşamıştır. O'nun tabağında yemek, bardağında su artırdığını göremezdiniz. Matbu evrakların arka yüzünü müsvedde olarak kullanmadan atmak, O'na göre israftır. O'na göre başarıya ulaşmanın yolu; azim, sabır, sebat, cesaret ve çalışmadır. Randevu yerine herkesten önce gelirdi. Her sabah gazetesini en ince teferruatına kadar okurdu. Ülke meseleleri ile yakından ilgilenirdi. Politikaya hiç karışmamıştır; fakat O'na göre ülkemiz için gerekenler yeterince yapılmamış ve de yapılmamaktadır,

           Gençliğinde keman çalmış; yaşlılık günlerinde ise Büyükdere (Sarıyer)'deki evinin balkonuna oluşturduğu çamlı mekanda tambur öğrenmeye çalışmıştır.

           Türk Sanat Müziği'ne meraklıydı ve büyük üstat Münir Nurettin Selçuk'un neredeyse tüm plak ve kasetlerini defalarca dinlemekten hoşlanırdı.

            Polisiye ve macera romanlarını okumayı, tiyatroya gitmeyi severdi. İstanbul Sanat ve Kültür Festivali'nin kurucularındandır. Seyahati, bilhassa gemi ile seyahati daha çok severdi. Bahçesi ile bizzat meşgul olurdu. Bir ara kanarya, daha sonraları sun'i il-kahla orkide yetiştirmiştir.

          Tevazu sahibiydi; bu kadar büyük hayırları yapmış olmasına rağmen kimse O'nun bunlarla övündüğünü görmemiştir. Az konuşup, çok iş yapardı. Bilmediğini öğrenmek, O'nun en önemli vasfıydı.

            Kafasına takılanı bilenine sormaktan çekinmezdi. Giyiminde titiz; yemesinde, içmesinde kanaatkar; gerek evinde gerek işinde tertipliydi.

             O'na göre; para iyi bir dost, savaşılması gereken bir düşmandı. O nedenle O'nu yerinde ve zamanında kullanmasını bilmek gerekirdi; "İnsan paranın esiri olmamalıdır" derdi.

           Dini inançları çok sağlamdı. Vakit namazlarını evinde veya işyerinde kaçırmamaya çalışırdı. Vaktinde kılamadıklarını evinde kaza ederdi. Hac farizasi için yerine vekil göndermişti. İnanç konusundaki düşüncesi; Allah ile kul arasına kimsenin giremeyeceği yönündedir.

           Akıl ve mantık adamıydı ve her şeyden önce "İnsan" kişi idi. Herkese saygılı, her görüşe değer verirdi. Küçük-büyük, zengin-fakir, tanıdık-tanımadık, demez herkese gönüllerini alarak yaklaşmasını bilirdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İZZET BAYSAL VAKFI

        İzzet Baysal Vakfı, 1986 yılının sonunda kuruldu. Vakfın  amacı; Bolu İli başta olmak üzere eğitim ve sağlık ile ilgili yatırımları, donanımları ile birlikte yapıp, karşılıksız memleketin ve milletin hizmetine sunmak, zeki, çalışkan ve maddi desteğe muhtaç çocuklara burs vererek, onların vatana, millete hizmet için yetişmelerini  sağlamak ve başarılı olanları ödüllendirmek diye özetlenebilir.

            Vakfın öz varlığı, İzzet Baysal’ ın vergisi ödenmiş tasarruflarının vakfa aktarılmasıyla oluşmuştur. Her sene vakfın özvarlığı gelirinin %80’i vakıf amaçlarına harcanmakta, %20’si özvarlığa aktarılmak suretiyle enflasyona karşı korunmaktadır. Vakfın 29 mütevelli üyesi vardır. yedisi onur üyesi, onbiri Bolulu, onbir üyede Baysal ailesi fertlerindendir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İZZET BAYSAL'IN  İLİMİZE  SAĞLIK ALANINDA

 KAZANDIRMIŞ OLDUĞU ESERLER

 

 

 

 

Bolu Refika Baysal Ana Sağlığı Merkezi

İ.B.Doğum ve Çocuk Hastanesi

İ.B.Bolu Devlet Hastanesi Külliyesi ( 200 yataklı ) ve  Sterilizatör

İ.B.Bolu Devlet Hastanesi Sosyal Hizmet Binası

İ.B.Hemadializ Ünitesi

5 Nolu Merkez Sağlık Ocağı

35 adet donatılmış Sağlık Evi 

Misafirhane ve Hemşire Eğitim Merkezi

Mehmet Baysal Hemşire Eğitim Merkezi

Emine Baysal Hasta Pavyonu

Köroğlu Devlet Hastanesi ( SSK )Otoanalizatör ve 6 adet Hemodializ Cihazı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ON ALTIN ÖĞÜT

Düşünmeye Vakit Ayır, Düşünce Güç İçin Kaynaktır

Eğlenmeye Vakit Ayır, Eğlence Gençliğin Sırrıdır

Okumaya Vakit Ayır, Okuma Bilginin Pınarıdır

Duaya Vakit Ayır,  Dua Güç Anlarda Direnmenin desteğidir

Sevmeye Vakit Ayır,  Sevme Yaşamı Tatlı Kılan Şeydir

Anlaşmaya Vakit Ayır,  Anlaşma Güzel Bir Tat Verir

Gülmeye Vakit Ayır,  Gülme Ruhun Güzelliğidir

Vermeye Vakit Ayır,  Verme Günün Aydınlığıdır

İşini Yapmaya Vakit Ayır,  İyi İş Kişiyi  Kendini Saygın Yapar

Teşekküre Vakit Ayır, Teşekkür Yaşam Pastasının Kremasıdır

 

 

 

 

 

 

 

 

Çift Dalga: Okumaya vakit ayır,
okuma bilginin pınarıdır.